Kayıtlar

Meselde ve Misalde Sıradanlık

 Mahmud Derviş bir Filistin şairi. " Ey yürüyenler eğreti sözler arasında..." anlamında bir mısra yazıyor bir şiirinde. O ve dahası bir sürü söz söylediler şiirde. Duyduk ama dinledik mi? Dinledik ama anladık mı? Anlatılan varsa anlaşılacak bir şey yok mu? Kelime ten kafesi ise mana ruhu olur. Misal verirsek, sloganlaşmak vaziyetine değinmek gerekiyor. Bir davayı veciz halde ifade eden nice söz duymuşuz. Lakin söylenmekten öte amel etmeye geçilmediğinden olsa gerek, artık sloganlaşmış bir söz, hatta bir klişe gibi görülür hale gelebiliyorlar. Demek onu yıpratan biziz. İdrak etmeliyiz ki mana yıpranmaz, yıprandı dediğimiz söz. Yıpratan biz.  Nasıl yıpranır söz, çok söylemekle mi? Çok söylemekle yıpranan olsa olsa ağız olur. Ki onu da söyleyenin ve söylenenin büyüklüğüyle görürsek, aslında o da yıpranmaz. Öyleyse nasıl yıpranır söz? Manadaki hakikat eskimiyor, dil usanmıyor, dava zaten hakikat... Demek ki sözün yıpranmasından maksad hitab ve hatib cinsinden değil, bilakis muhat...